206 Odalı Sessizlik: Büyükada Rum Yetimhanesi Üzerine Etüdler

Galata Rum İlkokulu kendi kaderine benzer bir hikayeyi, Büyük Ada Rum Yetimhanesi’nin hikayesini, 206 Odalı Sessizlik Sergisi ile izleyiciyle buluşturuyor.

Dönemin ünlü mimarı Alexandre Vallaury tarafından Büyük Ada’nın tepesinde ağaçlıklar arasında otel olarak inşa edilmiş ancak Osmanlı hükümetinden gerekli izinlerin alınamaması nedeniyle Rum yetimlerin yuvası olan bu devasa ahşap bina aslında hikayenin başladığı yer değil. İstanbul’daki ilk rum yetimhanesi 1853 yılında Yedikule’deki Balıklı Rum Hastanesi dahilinde kurulmuş, 1894 yılında yaşanan deprem sonrası yetimhane binası tahliye edilmiştir. Cemaatin önde gelen isimlerinden Andrea Singros ölmeden önce çocukların mağduriyetini gidermek için hastanenin uzağında bir yerde yeni bir yetimhanenin inşası için yüklü bir meblağ bağışlar. Yeni yetimhane için en uygun yer Büyükada’daki Hristos Tepesi’nde otel olarak inşa edilmiş bu bina olarak belirlenir ve binanın satın alınması ve uygun hale getirilmesi için hayırsever Eleni Zarifis’den yardım istenir.

          

26 bin metrekarelik bir alana inşa edilmiş, 206 odası, iki yemek salonu, toplantı, balo ve konser salonları olan, kerestesi Romanya’dan, kiremitleri Marsilya’dan, kuzineleri Paris’ten getirilmiş bu ahşap bina yetimlerin yeni yuvası olmuştur. Dünyanın en büyük ikinci ahşap binası olan Osmanlı mimari tarzında yapılmış bu yapının mimarı Vallaury, Pera Palas, Osmanlı Bankası gibi batı tarzında yapılmış eserlerin yanı sıra Abdülmecid Efendi Köşkü, Afif Paşa Yalısı Osman Reis Cami gibi Osmanlı tarzında yapılmış eserin de mimarıdır.

 

Eleni Zarifis’in isim günü 21 Mayıs 1903’te Hristos Manastırı’nda  yapılan ayinin ardından Rum Yetimhanesi’nin açılışı Sultan II. Abdülhamid’in de katılımıyla yapılır. Yetimhanede Rum Ortodoks Cemaati’ne mensup ailelerin yetim çocukları ve fakir ailelerin çocuklarına bakılmaktaydı. Binanın ikinci katında yatakhaneler, üçüncü katında ise yatakhaneler, eczane ve dispanser bulunmaktaydı. Binanın hayli büyük olması nedeniyle büyük bir kısmı kullanılmadığından kapalı tutulmaktaydı. Din derslerinin yanı sıra dil, tarih, matematik, coğrafya, fizik, botanik, resim ve müzik derleri verilmekteydi. Ayrıca zanaat öğrenebilecekleri dikiş nakış, marangozluk, ayakkabıcılık, demircilik gibi kurslar da bulunmaktaydı. Mezuniyet sonrasında kalacak yeri olmayan çocuklar için de ayrı bölümler bulunmaktaydı.

I. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle beraber İttihat ve Terakki Hükümeti binaya el koymuş ve yetimhanenin zoraki misafirleri olmuştur. İlk olarak Kuleli Askeri Okulu talebeleri, sonrasında da müttefik Alman askerleri ve Rus göçmenler binada kalmış, bu dönemde binada ağır hasar oluşmuştur. 1942 yılına kadar yalnızca erkek çocukların kaldığı yetimhaneye Deniz Harp Okulu’nun Macaristan’daki Kamoriatisa Manastırı’na el koymasıyla buradaki kız öğrenciler gönderilmiş ve bu tarihten sonra yetimhane karma eğitim vermeye başlamıştır.

,

 

1955 yılında Hristos Mavrofridis’in okul müdürü olması ile beraber 9 sene sürecek (1955-1964) bir altın çağ başlar. Bu dönemde öğrenciler son derece modern pedagojik yöntemlerle eğitilirken, geziler, oyunlar, jimnastik gibi etkinlikler aktif olarak gerçekleştirilmiş, öğrencilerin beslenmesine büyük önem verilmiştir. Tek tip olan okul üniformaları yerine öğrenciler elbise giymeye başlamışlardır. 6-7 Eylül olayları esnasında binaya yönelik linç girişimi, Türk  Bayrağı ile onları karşılayan 13 yaşındaki bir yetimhane öğrencisi sayesinde önlenmiştir.

 

1964 yılında Kıbrıs Savaşı nedeniyle ortam son derece gergindir ve 20 Nisan 1964’te resmi makamlarca binanın yangın tehlikesi nedeniyle 2 gün içerisinde boşaltılması istenir. Apar topar 177 öğrenciden kızlar Hristos Manastırına, erkekler Ayios Nikolas Manastırına nakledilir ve eğitimlerini Büyükada Rum İlkokulu’nda sürdürmelerine karar verilir. Yorucu 2 günün ardından öğrenciler 23 Nisan kutlamalarında resmi geçitte yerlerini alırlar.

 

Öğrencilerin nakledildiği manastırların yeterli kapasitede olmaması, banyo, ısıtma gibi yeterli tesisatı olmaması ve manastırla okul arasının bir hayli uzak olması öğrenciler için zor günlerin başlangıcıydı. Kıbrıs Harekatı sonrasında İstanbul’daki Rum nüfusun giderek azalması ile beraber öğretmen sayısının da azalması, atamaların durudurulması ve siyasi sebeplerle Rum Yetimhanesi 19 Ağustos 1977’de resmen kapatılır.

2005 yılında binanın mülkiyet hakkına müdahelede bulunulduğu iddiası ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuruda bulunulur ve 2008 yılında davacılar haklı bulunur. 2009 yılında Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yargılamanın yenilemesi davası açılır ve 2010 yılında bina mülkiyetinin İstanbul Fener Rum Patrikhanesi’ne verilmesine hükmedilir. Bina Avrupa’nın Tehlike Altındaki 12 Kültürel Mirası’ndan birisidir.

İşte 206 Odalı Sessizlik Sergisi’nde bir yandan Yetimhane’nin 1903 yılından başlayıp 1977 yılına dek süren hikayesi resimlerle, evraklarla izleyiciye anlatılırken bir yandan metruk binanın terk edildiği günün izleri Murat Germen, Dilek Winchester ve Ali Kazma tarafından fotoğraf, video ve enstelasyonlarla izleyiciye aktarılıyor.

   

Murat Germen’in özel izinle giriş yaptığı binada sanatçı terk edilmişliğin hüzün verici yalnızlığını tozlu ve yıkık fotoğraf kareleri ile bizlere sunuyor. Ali Kazma ise ada yolundaki deniz yolculuğunu anlatan video çalışması ile hikayeye katkıda bulunuyor. Dilek Winchester deprem sonrasında hasar görmüş yetimhane binasındaki bir odanın eğik penceresinin içeriden bir fotoğrafı ve fotoğraftaki kareyi temsil eden pencere formundaki ahşap pencere içerisindeki boş müzik defteri sayfaları ile metruk binanın yalnızlığını anlatıyor. Fonda yetimhane binasının bugünkü ses kayıtlarına dayanan ve Ihlamur Ağacı adlı bir şiirin yer aldığı çalışma yetimhanede uzun süre eğitmenlik yapmış Marika Hoçu’nun yetimhanedeki çocukların bahçedeki ıhlamur ağacı altında şarkı söylediklerinden bahsetmesi ile ortaya çıkmış. 206 Odalı Sessizlik Sergisi hikayesini çoğu insanın bilmediği Büyükada’daki Rum Yetimhanesi’ni anlatan kapsamlı bir sergi olmuş. Sergide emeği geçenlere teşekkürler.

 

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir