Heykel Sanatının Ustalarına Saygı

Haftasonu 2001 yılında  Sevda ve Can Elgiz tarafından kurulmuş, kendilerini Türkiye’nin ilk çağdaş sanat müzesi olarak nitelendiren Elgiz Müzesi’ni ziyaret ettim. 2012 ylılından beri gerçekleştirilen teras sergilerinin bir yenisi olan Heykel Sanatının Ustalarına Saygı sergisinde 2012 yılından beri müzenin teras sergilerinde eserleri sergilenmiş sanatçılara eserlerini sergilemeleri için gönderilen davet sonucunda 20 sanatçıdan teklifi kabul eden 14 sanatçının eserleri yer alıyor.

Müze binasına girmeden birbirinden güzel heykeller sizleri karşılıyor. Bu heykeller müzenin sürekli koleksiyonundan olmalı. Mehmet Aksoy’un mermerden yaptığı kadın heykeli ve içerisinde iki figürün yer aldığı demir halka şeklindeki heykel en beğendiklerim oldu.

  

Teras sergisini gezmeden önce giriş katta ve asma katta müze koleksiyonuna ait eserleri görebilirsiniz. Özellikle asma katta Abdurrahman Öztoprak’a ait çok fazla tablo yer alıyor. Bu alanda en beğendiğim eserler yine heykeller oldu. Büyük Adam heykelinin dikkatinizi çekmemesi mümkün değil. Eser ahşap üzerine boyama tekniği ile üretilmiş.

Stephan Balkenhol, Büyük Adam

Amerikalı sanatçı Paul McCarthy’in Mayonez ve Petrol Jölesi isimli eseri de son derece dikkat çekiciydi. Eser medya ve tüketimin bilinçsiz etkisi üzerine odaklanıyor. Davis Sale’in birkaç tuvali birleştirerek yarattığı eserleri de renkleri ve tarzı ile dikkat çekiyor. Markus OEHLEN’in Banyoda Banyo isimli eserinde çizgili desenin yoğun olarak kullanımı dikkat çekiyor. Sanatçı banyodan ilham alarak renkli soyut bir eser sunuyor. Mehmet Dennis Gün Son Kahvaltı adlı fotoğraf çalışması ile fotoğrafın sıradanlığından sıyrılarak son derece gerçekçi bir etki yaratmış. Fotoğraf teması ve stili ile ilhamını barok dönem ölü doğa resminden almış diyebiliriz. Uzaktan baktığınızda pembe tonlarının hakim olduğu yıpranmış bir halı zannedebilceğiniz On Yıl Sonra No:9 adlı eserin yakından baktığınızda akrilik ve silikon ile üretilmiş bir çalışma olduğunu anlıyorsunuz.

Paul McCarthy, Mayonez ve Petrol Jölesi
David Sale, İsimlendirilecek
Markus Oehlen, Banyoda Banyo
Mehmet Dennis Gün, Son Kahvaltı
Friederike Fieldmann, On Yıl Sonra No:9

Müze koleksiyonunu gezdikten sonra sıra geldi teras sergisini gezmeye. Giriş kattaki cam asansörle teras alana çıktığımda alanda yalnız olmanın da verdiği etki ile büyülendim diyebilirim. Müze bu alanı “Heykel Bahçesi” olarak tanımlıyor.  Taşlarla kaplı zeminde yürümek son derece keyifliydi, eserlerin güzelliği atmosferle birleşince sergi alanından ayrılmakta zorlandım.:) Dikkatimi çeken ilk eser asansörden indiğinizde sizi karşılayan “Karagöz Hacivat” adlı eser. Figürlerin kıyafetleri bildiğimiz Hacivat Karagöz kıyafetlerine göre son derece sade ve sıradan, mimik ve jestler ile ise eser heykelin katılığından sıyrılıyor.

Levent Ayata’nın Sıkıldım adlı kırmızı baş heykeli A’dan Z’ye insanı sıkan, sıkıştıran tüm kavramlara bir tepki olarak yer alıyor. Şenay Ulusoy’un şirin “Çıplak Kral” heykeli ise feaodal sisteme bir tepkiyi niteleyen bir  kral figürü; mavi gözleri ile masallardan kaçıp gelmiş bir kralcık 🙂

  

Caner Şengünalp’in “Cehennem” adlı eserinde ise ufak yeşil bir heykelcik elinde bir merdivenle (Dante’nin cehennemenin 9 kademesini temsilen 9 basamaklı) cehennemin eşiğinde bekleyen bir heykelcik.

  

Mahmut Aydın’ın Kadın Don Kişot Heykeli at üzerindeki kadın figürü ile görsel olarak sizlere Don Kişotu anımsatırken, içsel olarak Don Kişot’un hayalperest dünyasında değişen toplumun olumsuzluğunu kadınların toplumdaki mücadelesine odaklayarak mesajını vermek istiyor. Kadınların toplumsal hayatın pek çok döneminde bu yok sayılışlarından vazgeçmemeleri gerektiğini Don Kişot karakterini ele alarak bizlere bir kez daha hatırlatıyor sanatçı. Emre Özçağlayan Lotka Volterra denkleminden yola çıkarak av avcı etkileşimini büyük balık küçük balığı yutar deyimini görselleştirerek sunuyor.

  

Serginin özelliği daha önce de teras sergilerine eserlerini sergilemiş sanatçıların bu sergide eserlerini çok daha geniş bir alanda sergileme imkanı bulmaları. Açık hava sergi deneyimini sizlere sevdirecek güzel bir sergi. Deneyimlemenizi tavsiye ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 × three =