Hanefi Yeter Retrospektif Evvel

Bu hafta sonu İş Bankası Kibele Sanat Galerisi’ndeki Hanefi Yeter’in eserlerinin sergilendiği Evvel Sergisi’ni ziyaret ettim.

Hafta sonu sergi rotamı planlamadan gitmeyi planladığım birkaç sergi arasından ilk sıraya bu sergiyi aldım. İsabet etmişim. Hanefi Yeter gerçekten son derece üretken bir sanatçı. Eserlerindeki detaycılık ve seçtiği renkler beni son derece etkiledi. Sergi salonu açılır açılmaz soluğu salonda aldım. Henüz kapıdan girmeden vitrinde beni karşılayan ilk eser “Tren Gelir Hoş Gelir” isimli kadın heykel oldu. Başının etrafında trenlerden halka oluşmuş elbisesinde küçükken pek sevdiğimiz küçük oyuncak arabalar, kamyonların yerleştirildiği alüminyumdan yapılmış heykel çok güzel!

Salon 3 koridordan oluşuyor. Her koridorun girişinde sizleri alüminyum heykeller karşılıyor. Bu heykeller insan ve hayvan formlarından oluşuyor ve gri ana malzeme üzerindeki renkli alanlar heykellere adeta hayat katmış. İlk koridorda orantısız kolları ve bedeni ile heykelde perspektif de böyle olurmuş dedirten Akrobasi isimli heykel sizleri karşılıyor.

Aynı alanda serginin en beğendiğim parçalarından olan yan yana asılmış 3 tablo dikkatimi çekiyor. Modellerin orantısız uzuvları renkler ve desenlerle birleşince insan estetik kaygılarından sıyrılıyor. Bir şeyin güzel olması için illa altın orana sahip olması gerekmez algısını yaratıyor zihnimde.

Sanatçı tahta üzerine oyma tekniği kullanarak da pek çok eser üretmiş. Aynı koridorda Anka Kuşu ve Ebabil Kuşu’nun yer aldığı holde aynı duvarda tahta üzerine oyma tekniği ile yapılmış Adem ve Havva isimli 2 ayrı eser yer alıyor. Havva’nın bedeni çiçek formları ile kaplanmış ve bedenine göre bir hayli büyük ellerinde iki erkek figürünü taşıyor. Adem’in çiçeklerle kaplı kolları ne kadar renkliyse elleri bir o kadar siyah. Elleri üzerindeki hatta insanlar el ele yol alıyor. Kollarının altında ise bazısı simsiyah bazısı rengarenk yukarıdakinden daha fazla sayıda insan birbirlerine tutunarak baş aşağı pozisyondalar.

 

Anka Kuşu ve Ebabil Kuşu isimli iki heykel renkli kanatlarıyla birbirlerini selamlar pozisyonda yerleştirilmiş.

Sanatçı seramik üzerine de pek çok çalışma yapmış. Tabak ve vazolardan oluşan bu eserler de çoğunlukla insan figürleri ile süslenmiş. Özellikle tabaklar üzerindeki insan figürleri bana Matisse’in insan figürlerini anımsattı. Sanatçı talebelik döneminde üçüncü sınıftayken Paris’e gittiğinde en büyük kazancı olarak nitelendirdiği sergi ziyaretleri esnasında Matisse’in eserlerinden de etkilenmiş olmalı.

Ahşap üzerine karışık teknikle oluşturulan Üç Elma ve Arasında Olup Olmamak isimli eserleri de çok beğendim. Bu eserlerin hemen yakınında ortadaki koridorun sonunda sizleri bir manav tezgahı karşılıyor. Tezgahın hemen yanında ise ana malzemesi alüminyum olan yer yer renklendirilmiş bir meyve sepeti yer alıyor. Yine aynı alanda her yanında meyve sebzelerin uçuştuğu pembe çıplak bir erkek figürünün portresi Biraz Biraz en sevdiğim eserlerden birisi oldu. Bir kiraz ağacına uzanmış figür elleriyle kirazdan farklı dal vermiş daha iri meyvelere uzanıyor.

 

 

Sanatçının eserlerinin çoğu kültürümüze ait izler taşıyor. Burçlar isimli eser de bunlardan bir tanesi. Kadın modelin kıyafetinin kolları geleneksel motiflerden oluşurken, başından ayaklarına kadar pek çok hayvan figürünü üzerinde barındırıyor. Sanatçı yaşam içeren figürlerle çalışmayı seviyor. Dikkatimi çeken bir diğer nokta ise figürlerin elleri üzerinde bir şeyler taşıyor/barındırıyor olması…

Sergideki en sevdiğim eserlerden birisi de Mavi rengin yoğun kullanıldığı ahşap üzerine karışık teknikle yapılmış Yıldızları Topladım isimli çalışma. Havada uçar şekilde tasvir edilmiş erkek model yıldızları topladığı filesi ile çalışma alanının dışına çıkmış. Tahta figür sanki oyularak yerinden çıkarılmış ve yıldızları toplamak için gerisinde gölgesini bırakarak sınırların dışına doğru yol alıyor. Sanatçının masalları anımsatan eserleri Chagall’ın eserlerini anımsattı.

Kalabalık insanlardan oluşan Safları Sıklaştırın Çocuklar eseri beni hayal dünyasından alıp gerçek dünyaya çekiyor. Safları Sıklaştırın Çocuklar isimli eser bana sanatçının Almanya’daki yaşantısı esnasında ilgisini çeken politik konuları işlediği eserlerden birisi gibi geldi. Sanatçının sergide yer alan en eski tarihli eseri olduğunu düşündüğüm 1977 tarihli Çalışma Mukavelesi isimli eser sanatçının diğer eserlerine kıyasla son derece farklı bir tarza sahip.  Türk bir işçi erkeğin resmedildiği eser yine sanatçının 70’li yıllarda gittiği ve 18 yıl yaşam sürdüğü Berlin’deki yaşantısı esnasında ürettiği eserlerden birisi. Aslında son derece lirik renklerden oluşan eserlerin aksine bu eser yoğun gri tonlardan oluşuyor.

 

Üçüncü koridorda anneliği temsil eden metalden yapılmış kırmızı ve siyah renklerden oluşmuş geçişmeli Anne ve Çocuk II isimli heykel yer alıyor. Elbiseleri çiçeklerden oluşan anneler ellerinde evlatlarını taşıyan figürler her açıdan izleyiciye ayrı bir görsellik sunuyor.

Ahşap üzerine yoğun olarak kırmızı rengin kullanıldığı erkek kafası ve kafasında bir kuşun yer aldığı Talih Kuşu isimli eser doğal bir çerçeve formu içerisinde oyma tekniği ile detaylandırılmış haliyle izleyiciyi etkiliyor. Tam bu eserin karşısında Masa isimli eser masa üzerindeki pek çok obje vasıtasıyla bir yaşamın hikayesini sunuyor.

  

Bir sene arayla aynı tarzda yapılmış, yan yana sergilenen iki eser zihnimde aynı etkiyi yaratıyor. Gün Batımı ve Bulut Katili isimli eserler fonda çizgilerin yoğunluğunda kendisine yer edinmiş insan ve bulut figürlerinden oluşuyor. Belki de bir hikayenin birbirini tamamlayan parçaları bu iki eser.

Eden Bulur isimli eserde gözleri yaşlı bir erkek figür bir elinde beyaz bir daire, diğer elinde bir ağaç etrafı rengarenk çiçekler tarafından sarılmış. Resim içerisinde renklendirilmeden öylece hatları çizilmiş olarak bırakılmış çeşitli hayvan figürleri bir hikaye içinde. Kenar ve Köşesiyle Bir Yüz isimli tablo 5 parçadan oluşuyor. Her bir parça insan kafalarından oluşan bu eser renklerin canlılığını arka planda bırakan konusu ile örgütlenen insanları anımsatıyor.

  

Son zamanlarda gördüğüm en güzel sergilerden birisi olarak nitelendirebileceğim sergiyi kesinlikle görün. Değerli sanatçı Hanefi Yeter bu ilgiyi fazlasıyla hak eden eserler üretmiş. Kendisi hafta içi sergi alanında oluyormuş. Ziyaret gününüzü mümkünse haftaiçine planlamanızda bu anlamda fayda olabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir